Söz

Yaşadığı Çağdan Tiksinen Yazarlar ve Şairler

Yaşadığı Çağdan Tiksinen Yazarlar ve Şairler

Yaşadığı Çağdan Tiksinen Yazarlar ve Şairler

Bu yazımızda değişik bir konuya değineceğiz. Ve bunu -sanırız- uzunca bir süre de güncellemeye devam edeceğiz. Evet, bu yazımızda yaşadığı çağdan tiksinen, çağdaşlarına tepkilerini göstermekten çekinmeyen; tüm bunları eserlerine de, söylemlerine de yansıtan yazarlara ve şairlere değiniceğiz. Bu yazar ya da şairlerin aforizmalarından örnekler vereceğiz.

Çağımdan tiksiniyorum. (Denemeler, Albert Camus)

Gönül penceremi dünyaya açtım
Baktım manzaraya, ben benden geçtim…
Ucuzdan tiksindim, kolaydan kaçtım
Belâsı çok iş aradım kırk sene… (Kırkıncı Yıl Hesabı Şiiri, Abdurrahim Karakoç)

Ah! Taş olsak, toprak olsak; denecek çağ geldik. (Sezai Karakoç)

Geldik, çağı gördük ve ürperdik. (Diriliş Neslinin Amentüsü, Sezai Karakoç)

Bir ân yüzümüz gülmez şu karanlık çağ yüzünden. (Armağan, Sezai Karakoç)

Bir çağdayız ki eskilerin başladığı bizim sonumuzdur. Sonumuz olsa yine ne mutluyuzdur. (Leyla ile Mecnun, Sezai Karakoç)

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki herkes bilgeliğe ulaşamayacak oranda çok okuyor, güzel olamayacak oranda çok düşünüyor. (Dorian Gray’in Portresi, Oscar Wilde)

Ben hiç modernlik taslamadım; çünkü, modern olamayacak kadar çağın ilerisindeyim. (Gülen Düşünceler, George Bernard Shaw)

Yaşadığımız çağın içerisinde korku duymamız çok normal bir durum. Son yıllarda dünyada ve ülkemizde olup bitenler bizlerin enerjisini düşürüp ürkütmektedir. (Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?, Farabi)

İçinde yaşadığımız çağ insanın ruhsal olarak çöküşe geçtiği bir çağdır. (Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?, Farabi)


Yaşadığı Çağdan Tiksinen Yazarlar ve Şairler
Özlü Sözler, Şiir
DS Blog

Yorum Yaz